Çalışma Saatleri: 08:00 - 19:00
6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu denetçileri zorunlu organlar arasında sayarken, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu denetçileri zorunlu organ olmaktan çıkartmıştır. Artık anonim şirketlerde denetçiler zorunlu organlardan değildir. Denetim görevini yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir ya da Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen kişilerden oluşan bağımsız denetim kuruluşları gerçekleştirecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilk halinde bulunan işlem denetçisi 6335 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır. İşlem denetçisi; bağımsız denetçiden farklı olarak, şirketin bütün işlerini değil, belli başlı işlerini denetleyen kimseydi. 6335 sayılı Kanunla beraber işlem denetçisi kalkmış bunun yerine hesap denetçiliği ve özel denetçilik kurumu getirilmiştir.
Anonim şirketlerin finansal tabloları hesap denetçileri tarafından Uluslararası Denetim Standartlarına uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenecektir. Denetime tabi olan finansal tablolar, denetlendikten sonra denetçinin görüşü ilgili finansal tablonun başlığına yazılmalıdır. Denetime tabi olan finansal tabloların ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporlarının denetlenmemesi halinde, bu tablolar hiç düzenlenmemiş sayılır.
Denetçi Olma Koşulları: Denetim görevini yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir ya da Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen kişilerden oluşan bağımsız denetim kuruluşları gerçekleştirecektir. Şu kişiler denetçi olarak görevlendirilemez:
Denetçiler;
Genel Kurul Tarafından: Genel kurul tarafından her faaliyet dönemi için denetçi atanır. Genel kurul tarafından denetçi atandıktan sonra yönetim kurulu durumu ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan ettirir.
Mahkeme Tarafından:
─ Genel kurul tarafından faaliyet döneminin 4. ayına kadar denetçi atanmamışsa
─ Genel kurulun denetçi atama kararı iptal edilmişse
─ Genel kurul tarafından atanan denetçi, görevini reddetmiş veya denetçilik sözleşmesini feshetmişse
─ Denetçi herhangi bir nedenle denetçilik görevini yerine getiremezse
Yönetim kurulu, yönetim kurulu üyeleri veya bir pay sahibi asliye ticaret mahkemesinden denetçi atanmasını talep edebilir. Mahkemenin denetçi atama kararı kesindir.
Yönetim Kurulu Tarafından: Atanan denetçi;
─ Haklı bir sebep varsa
─ Kendisine karşı görevden alınma davası açılmışsa
Denetçilik sözleşmesini feshedebilir. Bu durumda yönetim kurulu tarafından şirkete geçici olarak denetçi atanır.
Denetçinin Görevden Alınması: 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanununa göre;
─ Yönetim Kurulu
─ Azınlık pay sahipleri
Şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden denetçinin görevden alınmasını talep edebilirler. Bu dava denetçinin ticaret siciline tescili tarihinden itibaren 3 hafta içinde açılmalıdır. Mahkeme atanmış olan denetçiyi ve davacıları dinleyerek, denetçinin objektif davranmadığına kanaat getirirse başka bir denetçi atayabilir.
Bilgi alabilme hakkı; denetçinin, şirketi usulüne uygun olarak denetleyebilmesi için, denetime konu olan bütün bilgi ve belgelerin kendisine sunulması gerekir. Bu kapsamda finansal tabloların, yıllık faaliyet raporlarının, yazışmaların, şirket defterlerinin, envanterin, kıymetli evrakın tamamının denetçi tarafından denetlenebilmesi için ona teslimi gerekmektedir. Tarafsız olma ve sır saklama yükümlülüğü; denetçi, denetim faaliyetini gerçekleştirirken objektif ve dürüst davranma yükümü altındadır. Denetim faaliyeti süresince şirket işleriyle ilgili edinmiş sırları izinsiz olarak kullanamaz. Denetçinin tarafsız olmaması ve sır saklama yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi halinde hukuki sorumluluğu ortaya çıkar. Bu durumda fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, her halükarda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde denetçi aleyhine sorumluluk davası açılmalıdır. Denetçinin hukuka aykırı fiili Türk Ceza Kanununa göre daha uzun zamanaşımı gerektiren bir fiil ise, bu zamanaşımı uygulanır.
Denetim Raporu ve Görüş Yazıları: Denetçi, denetim faaliyeti sonunda bir denetim raporu hazırlar. Bu raporda olumlu, sınırlı olumlu, olumsuz görüş bildirebileceği gibi görüş vermekten kaçınabilir.
◙ Olumlu görüş; finansal tabloların, yıllık faaliyet raporlarının, muhasebe kayıtlarının ve denetlenen diğer belgelerin Türkiye Denetim ve Muhasebe Standartlarına uygun olduğunun, bu belgelerdeki rakamların gerçeği yansıttığının, yönetim kurulunun bu belgelerle ilgili sorumluluğunu doğuracak bir unsurun bulunmadığının beyanıdır.
◙ Sınırlandırılmış olumlu görüş; finansal tabloların, yıllık faaliyet raporlarının, muhasebe kayıtlarının ve denetlenen diğer belgelerin bazı aykırılıklar içerdiğinin ancak bu aykırılıkların yetkili kurullarca düzeltilebileceğinin beyanıdır.
◙ Olumsuz görüş ve görüş vermekten kaçınma; finansal tabloların, yıllık faaliyet raporlarının, muhasebe kayıtlarının ve denetlenen diğer belgelerin Türkiye Denetim ve Muhasebe Standartlarına aykırı olduğunun, bu belgelerdeki rakamların gerçeği yansıtmadığının beyanıdır. Şirketin defter ve belgelerinde görüş verilmesini mümkün kılacak kesinlikte bilgilerin olmaması halinde denetçi görüş vermekten kaçınabilir. Olumsuz görüş bildirme veya görüş bildirmekten kaçınma durumunda, yönetim kurulu görüş yazısının kendisine bildirildiği tarihten itibaren 4 iş günü içerisinde genel kurulu toplantıya çağırır. Toplanan genel kurul yeni bir yönetim kurulu seçer. Yeni yönetim kurulu 6 ay içerisinde kanuna, esas sözleşmeye ve standartlara uygun olarak finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporlarını tekrar hazırlatır ve denetleme raporu ile birlikte genel kurula sunar.
Anonim şirkette pay sahibi olanların bilgi alma ve inceleme hakkı bulunur. Bu nedenle her bir pay sahibi genel kurul gündeminde yer almasa dahi özel denetçi atanmasını talep edebilir. Özel denetçi atanması talebi genel kurul tarafından kabul edilirse şirket tüzel kişiliği ve her bir pay sahibi 30 gün içerisinde, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını talep edebilir. Özel denetçi atanması talebi genel kurul tarafından kabul edilmezse, azınlık pay sahipleri ve paylarının itibari değeri 1 milyon Türk Lirasını bulan pay sahipleri 3 ay içerisinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını talep edebilir. Mahkeme tarafından atanan özel denetçiye bütün bilgi ve belgelerin sağlanması, denetçinin de denetim faaliyetini objektif bir şekilde gerçekleştirmesi, edinmiş olduğu şirket sırlarını saklaması gerekmektedir Özel denetçi denetim faaliyeti sonunda hazırlamış olduğu raporu mahkemeye verir. Mahkeme bu raporu şirkete gönderir. Mahkeme tarafından gönderilen rapor yönetim kurulu tarafından genel kurula sunulur. Her pay sahibi, genel kurul toplantısını izleyen 1 yıl içerisinde raporun bir suretinin kendisine verilmesini şirketten isteyebilir.
Kuruluş işlemleri başlayıp, şirket tüzel kişilik kazanıncaya kadar geçen dönemde adi şirkete ilişkin hükümler uygulanmaktadır. Bu aşamada yapılan taahhütlerden bizzat kurucular sorumludurlar. Şirketin tüzel kişilik kazandığı tarihten itibaren 3 ay içinde yönetim kurulu yapılan işlemlerin anonim şirkete ait olduğunu kabul ederse sorumluluk şirkete ait olur.
Sorumluluk davasını;
Sorumluluk davasının, zararın ve sorumluluğun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl her halde zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açılması gerekmektedir.
İbra: Yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin, kurucuların ilgili faaliyet dönemindeki işlemlerinin kanuna ve şirket sözleşmesine aykırı olmadığının açıklanmasına ibra denir. İbra genel kurulun menfi borç ikrarı niteliğindeki kararıdır. Bilançonun onaylanması zımni ibra niteliğindedir. TTK m.559’a göre; ‟Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, denetçilerin, şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları, şirketin tescili tarihinden itibaren 4 yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz. Bu sürenin geçmesinden sonra da sulh ve ibra ancak genel kurulun onayıyla geçerlilik kazanır. Bununla beraber, esas sermayenin 1/10’u, halka açık şirketlerde 1/20’sini temsil eden pay sahipleri – ki bunlar azınlık pay sahibi adını alır- sulh ve ibranın onaylanmasına karşı iseler, sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.ˮ
Zamanaşımı: Sorumluluk davasında öngörülen 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süreleri dolunca sorumluluk davası açma hakkı düşer.
Kusursuzluk: Aleyhlerinde sorumluluk davası açılabilecek olanlar kusursuz olduklarını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilirler.
Vergi hukuku açısından anonim şirket yönetim kurulu verginin sorumlusudur. Verginin yükümlüsü olan anonim şirket adına vergi hukukuna ilişkin işlemleri yönetim kurulu yerine getirecektir. Bu işlemlerin yapılmaması nedeniyle tahsil edilemeyen vergi ilk olarak şirket tüzel kişiliğinden istenir. Şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemezse, hem vergi alacağından hem de cezalardan yönetim kurulu sorumlu olur. Dolayısıyla yönetim kurulu üyeleri şirketin kamu borçlarından bütün malvarlıkları ile sorumludur.
Yönetim kurulunda karar alınırken toplantı ve karar yeter sayılarına uyulmuyorsa ya da yönetimle ilgisi olmayan kişiler karar almışsa alınan karar yok hükmündedir.
Kural olarak yönetim kurulu kararları iptal edilemez. Ancak bunun istisnaları vardır;
● Kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş halka açık anonim şirketlerde yönetim kurulu kararları aleyhine kararın ilanı tarihinden itibaren 30 gün içinde iptal davası açılabilir.
● Kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş halka kapalı anonim şirketlerde yönetim kurulu kararları aleyhine kararın ilanı tarihinden itibaren 1 ay içinde iptal davası açılabilir.
Burada iptal davasını pay sahipleri veya yönetim kurulu üyeleri açar. Yönetim kurulu kararının iptal sebepleri Genel Kurul kararlarının iptal sebeplerine benzer. Kanun buna gönderme yapmıştır.
● Anonim şirketin birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararlarını yönetim kurulu vermişse bu kararlar aleyhine, kararın ilanı tarihinden itibaren 2 ay içinde iptal davası açılabilir.
Samsun ve ilçelerinde etkili avukatlık hizmeti sunulmaktadır. 1995 Samsun doğumlu avukatımız, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup 2018 yılından bu yana İstanbul ve Samsun’da edindiği tecrübeyle Samsun’da ve ilçelerinde avukatlık ve arabuluculuk faaliyetlerini sürdürmektedir. Başta Aile, Gayrimenkul ve Miras Hukuku olmak üzere tüm alanlarda müvekkillerine çözüm odaklı hizmet vermekte; İngilizce bilgisiyle uluslararası süreçlerde de destek sağlamaktadır.
Hukukta Netlik, Süreçte Güven
Her Davada Strateji, Her Adımda Şeffaflık
Haklarınız İçin Kararlı ve Etkin Savunma