Borçtan Kurtulma - Menfi Tespit - İstirdat (Geri Alım) - İflasta Tasarrufun İptali Davaları

Borçtan Kurtulma - Menfi Tespit - İstirdat (Geri Alım) - İflasta Tasarrufun İptali Davaları

BORÇTAN KURTULMA DAVASI

Borçlu bu davayı icra takibine devam edilmesini önlemek için kendisine itirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde asliye hukuk mahkemesinde açmaktadır. Bu dava sadece itirazın geçici kaldırılması aşamasında mevcuttur. Borçlu borçtan kurtulma davası açmazsa geçici haciz kesin hacze dönüşür. Borçtan kurtulma davası, hukuki niteliği itibariyle menfi (olumsuz) tespit davasıdır.

Davacısı borçlu, davalısı alacaklıdır. Borçtan kurtulma davasında mahkeme her türlü delili inceleyebilir. Borçlu en geç ilk duruşma gününe kadar, alacağın %15’i oranında teminat yatırmalıdır. Bu teminat, borçtan kurtulma davasının özel dava şartıdır. Borçlu borçtan kurtulma davası açarsa ilamsız icra takibi bu davanın sonuna kadar durmakta devam eder. Geçici haciz yapılmışsa, davanın sonuna kadar kesin hacze dönüşmez. Davada geçen süre, haciz isteme süresinin hesabına katılmaz. Davanın kabulü ile;

  • Borçlunun borçlu olmadığı kesin hüküm ile tespit edilmiş olur ve icra takibi son bulur.
  • Borçlu aleyhine önceden hükmedilmiş olan para cezası ve tazminat kalkar.
  • Haksız çıkan alacaklı asıl alacak esas alınarak dava veya hükmolunan şeyin %20’sinden aşağı olmayan tazminata mahkum edilir.

Davanın reddi ile;

  • Borçlunun borçlu olduğu kesin hüküm ile tespit edilmiş olur.
  • Borçlu asıl alacak esas alınarak dava veya hükmolunan şeyin %20’sinden aşağı olmayan tazminata mahkum edilir ve hatta önceden icra mahkemesinde mahkum olduğu para cezası ve tazminatı da ödemek zorundadır.
  • Geçici kaldırma kararı kesinleşir; geçici haciz, kesin hacze dönüşür ve alacaklı takibe devam edilerek borçlunun mallarının satışını isteyebilir.

      %20 + %10                                                                                 +%20

İtirazın geçici kaldırılması talebinin kabulü                              borçtan kurtulma davasının reddi       

MENFİ TESPİT DAVASI

Davacı: Borçlu                      

Davalı: Alacaklı                           

Görevli mhk: Asliye hukuk mhk. 

Süre: Borç alacaklıya ödenene kadar açılabilir (Borcun alacaklıya ödenmesinden sonra açılacak dava istirdat davasıdır). 

Maddi hukuk bakımından borçlu olunmadığı iddiası vardır ve borçlunun amacı borçlu olmadığının tespitidir. Borçlu davayı kazanırsa borçlu olmadığı parayı ödemekten kurtulur. 

●  Menfi tespit, istirdat ve borçtan kurtulma davası bakımından;

Genel yetkili yer; davalının (alacaklının) yerleşim yeri mahkemesidir.

Özel yetkili yer; takibin yapıldığı yer mahkemesidir. 

Menfi tespit davası açıldıktan sonra, borçlu icra tehdidi altında borcu ödemek zorunda kalırsa, menfi tespit davasına, aynı dosya üzerinden ve kendiliğinden istirdat davası olarak devam edilir. 

Takip talebinden önce açılan Menfi Tespit Davası; borçlunun yatıracağı %15 teminat ile ihtiyati tedbir yoluyla takip durdurulabilir.

Takip talebinden sonra açılan Menfi Tespit Davası; borçlunun yatıracağı %15 teminat takibi durdurmaz. Ancak mahkeme, %15 teminat ile ihtiyati tedbir yoluyla takip sonunda tahsil edilecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verebilir. 

Menfi Tespit Davasının kabulü ile; 

  • Borçlunun borçlu olmadığı kesin hüküm ile tespit edilmiş olur.
  • Takip derhal durur ve hüküm kesinleştikten sonra iptal edilir.
  • Alacaklı, icra takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi şartıyla ve talep halinde, asıl alacak üzerinden, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmayan tazminata mahkum edilir. 

Borçlu, takip başlamadan önce Menfi Tespit Davası açmışsa alacaklı aleyhine tazminata mahkum edilmez. Çünkü bu durumda borçlu herhangi bir zarara uğramamıştır.

 Menfi Tespit Davasının reddi ile; 

  • Borçlunun borçlu olduğu kesin hüküm ile tespit edilmiş olur.
  • Borçlu lehine ihtiyati tedbire karar verilmişse, bu kararla birlikte ihtiyati tedbir kalkar ve takibe devam edilir.
  • Alacaklının ihtiyati tedbir nedeniyle alacağını geç almasından dolayı borçlu re’sen asıl alacak üzerinden takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmayan tazminata mahkum edilir.

Davada, takibin durması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmemişse mahkeme, borçluyu tazminata mahkum edemez; çünkü alacaklının takibin durmasından kaynaklanan bir zararı olmamıştır. 

İSTİRDAT (GERİ ALIM) DAVASI 

Cebri icra tehdidi altında borcu ödemek zorunda kalan borçlu, ödemiş olduğu paranın geri verilmesi için genel mahkemede açtığı davadır.

Davacı: Borçlu     

Davalı: Alacaklı   

Görevli mhk: Genel mahkeme

Süre: Cebri icra tehdidi altında ödeme yapıldıktan itibaren 1 yıldır.  

İstirdat davasının şartları:

  • Borçlu maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı bir parayı ödemiş olmalı
  • Para icra takibi sırasında ve cebri icra tehdidi (takibin kesinleşmesinden sonra haciz ve satış tehdidi) altında ödenmeli
  • Para icra veznesine (banka hesabına) ve tam olarak ödenmeli
  • Ödeme +1 yıl içinde açılmalı 

Davanın kabulü ile; borçlunun borçlu olmadığı kesin hüküm ile tespit edilmiş olur. Ayrıca borçlu icra takibinde ödediği paranın, harç ve giderlerini de geri alır.

Davanın reddi ile; borçlunun borçlu olduğu kesin hüküm ile tespit edilmiş olur.

İFLASTA TASARRUFUN İPTALİ DAVASI

Görevli mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava süresi: 5 yıl 

Amacı: Mal kaçırma amacı güden işlemleri iptal etmektir.

Özel dava şartı: Davacının elinde borç ödemeden aciz vesikası bulunmalıdır (rehin açığı belgesi ile bu dava açılamaz).

İptale tabi olan işlemler

1-) İvazsız Tasarruflar: Son 2 yıl içinde yapılmış bütün ivazsız tasarruflar ve bağışlamalar iptale tabidir. Bu süre hacizden, haczedilecek mal bulunmaması halinde verilen aciz belgesinin verilme tarihinden veya iflasın açılmasından itibaren geriye doğru hesaplanır. Ancak mutad(olağan) hediyeler iptal davasının konusunu oluşturmaz. Örneğin evlenme, doğum günü, bayram gibi vesilelerle verilen hediyeler iptal davasına konu olamaz. Ancak aşağıda sayılan işlemler karşılıksız olmasa bile bağışlama sayılır ve iptal davasına konu edilebilir. Bunlar:

  • Karı-koca ile alt soy ve üst soy, 3. dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve kayın hısımlar, evlat edinenler ile evlatlık arasındaki ivazlı tasarruflar
  • Borçlunun bir sözleşme ile borçlanmasında, kendi verdiği şeyin karşılığında ivaz olarak çok aşağı bir fiyat kabul ettiği sözleşmeler
  • Borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına, kaydı hayat şartı ile irat veya intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri

2-) Aciz Halinde Yapılan Tasarruflar: İcra ve İflas Kanunu’nda aciz hali, borçlunun mallarına haciz konmasından, haczedilecek mal bulunmaması halinde verilen aciz belgesinin verilme tarihinden veya iflasına karar verilmesinden 1 yıl önceki dönem olarak tanımlanır. Son 1 yıl içinde yani aciz halinde yapılan şu tasarruflar iptale tabidir:

  • Borçlu tarafından, mevcut bir borç için verilen rehinler
  • Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler
  • Para ve çek gibi alışılmış ödeme araçları dışında yapılmış ödemeler (örneğin, borca karşılık ev verilmesi)
  • Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler (vefa, şufa, iştira)

3-) Zarar Verme Kastıyla Yapılan Tasarruflar: Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir. İşlemin gerçekleştiği tarihten itibaren geçmişe dönük olarak beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır. 

Zarar verme kastının karine olarak kabul edildiği durumlar şunlardır:

  • İşlemin tarafı olan kişinin borçlunun karı veya kocası, altsoy veya üstsoyu, üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan veya kayın hısımları, evlatlığı veya evlat edineni olmaması
  • Bir ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamı veya önemli bir kısmını edindikten sonra o işyerini fiilen de devralarak işletmeye başlayan kimseler

Hacizdeki iptal davasının, davacısı elinde kesin veya geçici borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklıdır. Davalı ise borçlu ve onunla işlem yapan üçüncü kişidir. İflastaki iptal davasında ise davacı iflas idaresidir. Davalı ise sadece 3. kişidir. İflas idaresinin açtığı davada borç ödemeden aciz vesikası aranmaz.

Av. Bahar ÇEBİ

Av. Bahar ÇEBİ

Samsun ve ilçelerinde etkili avukatlık hizmeti sunulmaktadır. 1995 Samsun doğumlu avukatımız, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup 2018 yılından bu yana İstanbul ve Samsun’da edindiği tecrübeyle Samsun’da ve ilçelerinde avukatlık ve arabuluculuk faaliyetlerini sürdürmektedir. Başta Aile, Gayrimenkul ve Miras Hukuku olmak üzere tüm alanlarda müvekkillerine çözüm odaklı hizmet vermekte; İngilizce bilgisiyle uluslararası süreçlerde de destek sağlamaktadır.

Hukukta Netlik, Süreçte Güven

Her Davada Strateji, Her Adımda Şeffaflık

Haklarınız İçin Kararlı ve Etkin Savunma

Telefon Numarası
0 538 515 71 65
WhatsApp
0 538 515 71 65
İletişim
Hemen Ara
Yaz

Copyright Her Hakkı Saklıdır