Çalışma Saatleri: 08:00 - 19:00
Evlenme, tam ve sürekli bir hayat ortaklığı yaratmak amacıyla, farklı cinsiyetlerden iki kişinin hukuken kabul edilen ve geçerli bir şekilde hayatlarını birleştirmeleridir.
Evlenmenin şartları Medeni Kanunda sayılmıştır. Bu şartlar nitelikleri gereği ikiye ayrılır.
Evlenme için aranan maddi şartları da evliliğin geçerli bir şekilde yapılabilmesi için aranan şartlar (Evlenme ehliyeti) ve bulunmaması gereken şartlar (Evlenme engelleri) olmak üzere ikiye ayırabiliriz:
Kesin Evlenme Engelleri: Bir evlenmenin geçerli bir surette meydana gelebilmesi için mutlak olarak bulunmaması gereken durumlardır. Bunlardan herhangi birinin varlığı durumunda yapılan evlenme mutlak butlan yaptırımına bağlanır. Bu engeller hısımlık, önceki (mevcut) evlilik ve akıl hastalığıdır.
Hısımlık: Kanun aralarında belli derecede yakınlık bulunan kimselerin evlenmelerini yasaklamıştır. Bu düzenlemenin amacı bu tür bir evlenmenin ahlaki yönden uygun olmaması ve ileride doğabilecek olan çocukların sağlığının korunmasıdır.
Önceki (Mevcut) Evlilik: Yeniden evlenmek isteyen kimse, önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat etmek zorundadır. Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir. Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir.
Akıl Hastalığı: Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler. Bu durum her türlü akıl hastalığını kapsamamaktadır. Kişinin mevcut akıl hastalığının evlenme için herhangi bir sakınca doğurmayacağı resmi sağlık kurulu raporuyla belirlenirse bu hastalığa yakalanmış olan kimsenin evlenmesine bir engel bulunmamaktadır.
Kesin Olmayan Evlenme Engelleri: Kesin olmayan evlilik engellerinin varlığı bir evlilik gerçekleşmesini engeller ancak her nasılsa bulundukları halde gerçeklemiş olan evlenmeleri de butlanla sakat duruma düşürmez. Yapılmış olan evlenme artık geçerli bir evlenme olarak devam eder.
Bekleme Süresi (İddet Müddeti): Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmedikçe evlenemez. Doğumun gerçekleşmesiyle bu süre sona erer. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hallerinde mahkeme bu süreyi kaldırır.
Bulaşıcı Hastalıklar: Medeni Kanunda akıl hastalığından başka bir hastalık evlenme engeli olarak sayılmamıştır ancak 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu; frengi, bel soğukluğu, yumuşak şankr ve cüzam hastalıklarından birisine yakalanmış olanların usulüne uygun tedavi edilip bulaşma tehlikesinin ortadan kalktığına ve iyileştiklerine ilişkin doktor raporu getirmedikleri sürece evlenemezler.
Birbiriyle evlenecek erkek ve kadın, içlerinden birinin oturduğu yer evlendirme memurluğuna birlikte başvururlar. Evlendirme memuru, belediye bulunan yerlerde belediye başkanı veya bu işle görevlendireceği memur, köylerde muhtar ile il ve ilçe müftülükleridir. Başvuru, evlenecekler tarafından yazılı veya sözlü olarak yapılır. Erkek ve kadından her biri, nüfus cüzdanı ve nüfus kayıt örneğini, önceki evliliği sona ermiş ise buna ilişkin belgeyi, küçük veya kısıtlı ise ayrıca yasal temsilcisinin imzası onaylanmış yazılı izin belgesini ve evlenmeye engel hastalığının bulunmadığını gösteren sağlık raporunu evlendirme memurluğuna vermek zorundadır. Evlendirme memuru, evlenme başvurusunu ve buna eklenmesi gereken belgeleri inceler. Başvuruda bir noksanlık görürse bunu tamamlar veya tamamlattırır. Başvurunun usulüne uygun olarak yapılmadığı veya evleneceklerden birinin evlenmeye ehil olmadığı ya da evlenmeye yasal bir engel bulunduğu anlaşılırsa, evlenme başvurusu reddolunur ve durum evleneceklere yazıyla hemen bildirilir. Evlenmenin resmi memur önünde gerçekleştirilmesi dışında diğer şekil şartlarına uyulmaması evlenmenin geçerliliğine etki etmez. Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış olan bir evliliğin kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez.
Evlenmenin Hükümsüzlüğü:
Evlenmenin hükümsüzlüğü, bir hukuki işlemin hükümlerini meydana getirmeyeceği veya doğurmuş olduğu hükümlerin ortadan kaldırılmasını gerektiren bütün halleri ifade eden kavramdır. Hükümsüzlüğün ağırlığına göre çeşitli dereceleri vardır. Bu manada en ağır olan hükümsüzlük hali butlandır.
Evlenmenin Yokluğu:
Yokluk sonucunu doğuran haller şunlardır:
Bu hallerin varlığı durumunda mevcut bir evlilikten söz edilemez, evlilik baştan itibaren yoktur dolayısıyla iptal davası açmak suretiyle olmayan bir evliliği de sona erdirmek mümkün değildir. Olmayan bir evlenmenin geçerli duruma getirilebilmesi de hiçbir şekilde mümkün değildir.
Evlenmenin Butlanı:
Butlanla sakat olan evlenme sözleşmesinde evliliğin esaslı unsurları mevcuttur fakat taraflarda yahut iradelerinde kanunun aradığı niteliklerden bazıları gerçekleşmemiştir. Bu nedenle, batıl olan evlenmeler hakimin hükmüyle iptal edilinceye kadar geçerli bir evlenmenin bütün hüküm ve sonuçlarını doğurur. Batıl bir evlilik ancak hakimin kararıyla sona erer. Mutlak butlan halinde bile evlenme, hakimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. Evlenmenin butlanı Medeni Kanunda mutlak ve nispi butlan olmak üzere ayrı ayrı düzenlenmiştir. Fakat her iki butlanın sonucunda da evlilik sona ermektedir. Bu iki butlan türü arasında var olan farkları sıralayacak olursak:
Mutlak Butlan Sebepleri:
Aşağıdaki hallerde evlenme mutlak butlanla batıldır:
Nispi Butlan Sebepleri:
- Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk: Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.
- Yanılma: Aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir:
- Aldatma: Aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir:
- Korkutma: Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.
- Yasal temsilcinin dava hakkı: Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir. Bu suretle evlenen kimse sonradan 18 yaşını doldurmak suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya karı gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.
Mutlak butlan davası, Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen açılır. Bu dava, ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir. Sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen dava edilemez; fakat her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir. Evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetliyse, bu evlenmenin butlanına karar verilemez.
İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak 6 ay ve her halde evlenmenin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer. 6 aylık süre geçici olarak kaybedilen ayırt etme gücünün yeniden kazanılmasından, iptal sebebinin öğrenilmesinden veya korkunun etkisinin ortadan kalkmasından itibaren, 5 yıllık süre evlenmenin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlar. Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin rızası olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir. Bu suretle evlenen kimse sonradan 18 yaşını doldurmak suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya eşi gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.
- Çocuklar yönünden: Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilerde boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
- Eşler yönünden: Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında hükümler uygulanır. Kural olarak erginlik kararı ileri etkilidir. Ancak mirasçılık bakımından, kişi iki defa evlenmiş, butlan davası açılmış ve dava sırasında iki defa evlenen eş ölmüşse, dava sonunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları kaybedecektir.
- Üçüncü kişiler yönünden: Batıl bir evlilik ancak hakimin kararıyla sona erer. Mutlak butlan halinde bile evlenme, hakimin kararına kadar geçen bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. Bu bağlamda, eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder hükmünden hareketle, evliliğin butlanına karar verilmiş olsa dahi, birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hallerde, eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar. Evliliğin butlanla sakat olması onları bu sorumluluktan kurtaramaz.
Samsun ve ilçelerinde etkili avukatlık hizmeti sunulmaktadır. 1995 Samsun doğumlu avukatımız, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup 2018 yılından bu yana İstanbul ve Samsun’da edindiği tecrübeyle Samsun’da ve ilçelerinde avukatlık ve arabuluculuk faaliyetlerini sürdürmektedir. Başta Aile, Gayrimenkul ve Miras Hukuku olmak üzere tüm alanlarda müvekkillerine çözüm odaklı hizmet vermekte; İngilizce bilgisiyle uluslararası süreçlerde de destek sağlamaktadır.
Hukukta Netlik, Süreçte Güven
Her Davada Strateji, Her Adımda Şeffaflık
Haklarınız İçin Kararlı ve Etkin Savunma