Çalışma Saatleri: 08:00 - 19:00
Modern ceza hukuku açısından failin sorumlu olabilmesi için sadece fiilin varlığı yeterli değildir. Failin kusurlu olması da gereklidir dolayısıyla failin cezalandırılması için hukuka aykırı tipik fiilin gerçekleşmiş olması yetmez. Fail, hukuka aykırı tipik fiili kusurlu davranışıyla gerçekleştirmiş olmalıdır. Failin gerçekleştirmiş olduğu fiil, faile kast ya da taksirle bağlanabilmektedir.
Ceza kanunundaki asıl kusur biçimi kasttır, her suçun kasıtlı hali mevcuttur. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Kastın unsurları bilme ve istemedir. Bilme ve isteme; fiile ilişkin hareketi, neticeyi, hareket ve netice arasındaki illiyet bağını ve kanuni tanımda yer alan unsurları bilmeyi gerektirir. Failin bunları bilmesi yetmez aynı zamanda bunları istemelidir (TCK m.21/1).
Kast Türleri:
Doğrudan Kast: Failin düşünüp iradesinin yöneldiği neticeleri gerçekleştirmek amacıyla hareket ettiği durumlarda doğrudan kast vardır. Bu kast türünde sonuç failin hedef aldığı kişiler üzerinde gerçekleştirilmektedir. Kısacası belirli bir netice veya neticeler fail tarafından isteniyorsa doğrudan kast söz konusu olacaktır. Örneğin; A’nın B’yi öldürmek için ateş etmesi ve onu öldürmesinde olduğu gibi.
Dolaylı (Olası) Kast: Ceza kanununa göre; kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Olası kast durumunda hakim cezayı indirmek zorundadır. Olası kastla hareket eden fail neticeyi öngörmektedir. Olası kastta fail hareketine bağlı başka neticelerin de gerçekleşebileceğini öngörmektedir. Olası kastta teşebbüs hükmü uygulanmaz (TCK m.21/2).
Ani Kast: Ani kast, ani bir kararla suçun işlenmesi durumundaki kasttır. Söz konusu kast türünde suç yolu aşamalarındaki düşünce ya da hazırlık hareketi ile icra hareketi arasında zaman aralığının bulunmadığı durumlarda ani kast söz konusudur.
Tasarlama (Taammüt) Kastı: Tasarlama, failin suç işleme kararını vermesinden sonra bu kararından dönmeyerek düşüncesini uygulamaya koyması durumundaki kasttır. Öldürme suçunu tasarlayarak işleyen failin cezası artırılır.
Başlangıç Kastı: Failin suç işleme yoluna başlamasıyla var olan kast başlangıç kastı olarak ifade edilir. Başlangıç kastı hareketin yapıldığı sırada var olan kast çeşididir. Örneğin; babasına silahla ateş eden bir kimsenin sonradan pişmanlık duyup babasının ölümünü engellemek amacıyla hastaneye götürmesi ve ölmesini engellemesi onun cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ancak gönüllü vazgeçme hükümlerinden faydalanır.
Eklenen Kast: Hareketin yapılmasından sonra ancak sonucun gerçekleşmesinden önce ortaya çıkan kast türüdür. Suç yolu aşamalarına başlamasından sonra meydana gelen kast olarak ifade edilir. Örneğin; A, B’yi yaralamak kastıyla darp ederken B, A’nın annesine sövmeye başlamıştır bu durumda A, B’yi öldürmüştür. Bu durumda eklenen kast ortaya çıkmıştır ve B kasten öldürmekten sorumlu olur. Örneğin; hastasının karnında yanlışlıkla makası unutan doktorun, yanlışlığı fark etmesine rağmen makası çıkarmaması.
Genel Kast: Buna göre suçun işlenmiş sayılabilmesi için hareketin ve neticenin bilinmesi ve istenmesinin yeterli olduğu özel bir amacın aranmadığı durumlardaki kast türü olarak ifade edilir.
Özel Kast: Kanuna göre bu suçun işlenmiş sayılabilmesi için fiilin bilinmesinin ve istenmesinin yeterli olamadığı aynı zamanda failde bu suç için özel bir amacın arandığı durumlardaki kast çeşididir.
Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Ceza hukukunun istisnai kusur biçimidir. Taksirle mala zarar verme suçlarından dolayı faile ceza verilmez. Taksirli suçlardan dolayı teşebbüs ve iştirak hükümleri uygulanamaz (TCK m.22).
Taksirin Unsurları:
Bilinçli (Öngörülü) Taksir: Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır. Nasılsa bir şey olmaz şekliyle hareket gerçekleştirilir. Fail bilgisine becerisine ve tecrübesine dayanarak hareketi gerçekleştirmektedir. Bilinçli taksir cezayı ağırlaştıran genel bir nedendir. Bakıcı, A’ya sinirlenip al çocuğunu diyerek atarsa çocuk hayatını kaybederse bilinçli taksir vardır.
Basit (Bilinçsiz-Öngörüsüz) Taksir: Failin öngörülebilir neticeyi öngörmeyerek neticeyi meydana getirdiği durumlarda basit taksir vardır. Taksirle işlenen fiillerden dolayı faile verilecek olan ceza cezanın ağırlığına göre değil, failin kusuruna göre belirlenir (TCK m.22/4). Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde ceza yarıdan altıda birine kadar indirilebilir (TCK m.22/6).
Mahkeme taksirli suçtan 1 yıldan uzun süreli hapis cezasına hükmetse bile bu cezayı adli para cezasına çevirebilir. Ancak hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
Samsun ve ilçelerinde etkili avukatlık hizmeti sunulmaktadır. 1995 Samsun doğumlu avukatımız, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup 2018 yılından bu yana İstanbul ve Samsun’da edindiği tecrübeyle Samsun’da ve ilçelerinde avukatlık ve arabuluculuk faaliyetlerini sürdürmektedir. Başta Aile, Gayrimenkul ve Miras Hukuku olmak üzere tüm alanlarda müvekkillerine çözüm odaklı hizmet vermekte; İngilizce bilgisiyle uluslararası süreçlerde de destek sağlamaktadır.
Hukukta Netlik, Süreçte Güven
Her Davada Strateji, Her Adımda Şeffaflık
Haklarınız İçin Kararlı ve Etkin Savunma