Menfi Tespit Davası Nedir?

Menfi Tespit Davası Nedir?

1-) İCRA TAKİBİNDEN ÖNCE AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASI

Burada borçlu, kendisinden alacak isteminde bulunan ve fakat henüz icra takibine geçmemiş olan kimseye karşı borçlu bulunmadığının tespitini ister.

Davacı: Olumsuz tespit davası, dava açmakta korunmaya değer ve güncel hukuki menfaati bulunan borçlu veya mirasçıları tarafından açılır. Bu nedenle borçlu yani keşideci, avalist, ciranta sıfatını taşımayan kimsenin açtığı olumsuz tespit davasının aktif dava ehliyeti(davacılık sıfatı) yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekir. Mirasçılar, birlikte olumsuz tespit davası açmak zorunda olmayıp, mirasbırakanın borcundan müteselsilen sorumlu olduklarından mirasçıların her biri, kendisini, mirasbırakanın borcu ile tehdit eden kimseye karşı, olumsuz tespit davası açabilir.

Davalı: Olumsuz tespit davası, alacaklıya karşı açılır. İcra takibinden önce açılan olumsuz tespit davasında davalı, davacıda alacağı bulunduğunu ileri süren kişi veya onun külli ya da cüzi halefleridir. Eğer, kendisine karşı olumsuz tespit davası açılacak olan kişi vefat etmişse, davanın tüm mirasçılara karşı açılması gerekir. Eğer davalı yargılama sırasında ölürse, yasal mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekir.

Borçlunun, kendisine karşı bir icra takibi başlamadan önce, böyle bir dava açabilmesi için, borçlu olmadığının hemen tespitinde hukuki bir yararı olması gerekir. Örneğin; alacaklı, borçlunun gününden önce ödediği ve fakat borçlusuna iade etmediği senedi tahsil için bankaya vermişse, borçlu bu durumda, tahsile verilen senetteki borcu ödemiş olduğunu belirterek ya da kumar/bahis borcu olarak düzenlediğinin bildirdiği senet hakkında olumsuz tespit davası açabilir. Keza, alacaklı olduğunu ileri süren kişinin gönderdiği ihtarnameden sonra, alacaklıya böyle bir borcu bulunmadığı kanısında olan borçlunun borcu bulunmadığını tespit için açacağı olumsuz tespit davasında, davacının hukuki yararı vardır. Buna karşın, açılmış ve görülmekte olan ya da açılacak bir davada iddia ve savunma kanıtı oluşturacak bir senet hakkında ayrı bir mahkemede olumsuz tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.

Hukuki Yarar Koşulu: Dava koşullarından olduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece doğrudan doğruya gözetileceği gibi taraflarca da ileri sürülebilir. Dava açmakta hukuki yarar bulunmayan hallerde mahkeme, açılmış olan davayı hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddeder.

Davacı borçlunun, olumsuz(menfi) tespit davası açmakta hukuki yararının hem davanın açıldığı tarihte ve hem de dava süresince(hüküm verilinceye kadar) devam etmesi gerekir.

◘  Gerçek olmayan bir borç ile tehdit edilen bir kimse, henüz aleyhine başlatılmış bir icra takibi bulunmasa bile, olumsuz tespit davası açmakta hukuki yarar sahibi sayılır.

◘  Beyaza imza atılarak düzenlenen senedin teminat senedi olduğu iddiasıyla, olumsuz tespit davası açmakta davacının hukuki yararı mevcuttur.

◘  Borçlunun mirasçıları da hukuki yararı bulunmak kaydıyla miras bırakan tarafından muvazaalı olarak düzenlendiği iddia ettikleri bonoya dayanarak, kendilerine karşı takibe geçecek olan –veya geçen- lehtar aleyhine –takipten önce veya sonra- olumsuz tespit davası açabilirler.

◘  Sahte senedin veya ödenmiş senedin bankaya tahsile verilmesi veya icraya konulması üzerine, borçlu böyle bir senet hakkında olumsuz tespit davası açmakta hukuki yarar sahibidir.

◘ Alacaklının elinde İcra İflas Kanunu m.68’deki belgelerden birisi varsa, borçlunun borçlu olmadığının tespiti için olumsuz tespit davası açmakta hukuki yarar sahibidir. Çünkü, borçlu ödeme emrine itiraz edip takibi durdursa bile, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını sağlayıp, takibe devam edebilir.

◘  Banka ile kredi ilişkisi içinde bulunan boçlunun, kredi süreci içinde gelişen borç miktarı veya vurgulanan faiz ve ferileri yönünden, hakkında takibe geçilmeden önce, bankanın talep ettiği kadar borcu bulunmadığının tespiti için olumsuz tespit davası açabilir.

◘  Banka kredi sözleşmesinde, usulüne uygun bir kefalet taahhüdü bulunmadığı veya sözleşme altındaki imzanın sahteliğine rağmen, kat’edilen cari hesap üzerine, kefaletinden bahisle temerrüt ihtarı gönderildiğinden, kefalet nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti için borçlu tarafından tespit davası açılabilir.

◘  Bononun iptali istemiyle, borçlu olmadığının tespiti istenebilir.

◘  İpoteğin iptali(terkini) talebiyle borçlu olunmadığının tespiti istenebilir.

◘  Süresi içinde, hakkında yapılmış olan genel haciz yolu ile takibe itiraz etmemiş ya da itiraz edememiş olan borçlu da, daha sonra (takip kesinleştikten sonra) olumsuz tespit davası açabilir.

◘  Borçlu, alacaklıda alacağı bulunduğunu bildirerek, alacaklıdaki alacağı ile alacaklıya olan borcunu takas ettiğini belirtip, alacaklıya .. TL borçlu olmadığının tespitini isteyebilir.

◘  Kredi sözleşmesine dayanılarak adına açılan cari hesaptaki krediyi kullanmadığından bahisle, bankaya borçlu olunmadığının tespiti için olumsuz tespit davası açılabilir.

◘  İpotekli garanti edilen banka teminat mektubunun riski doğmadığından hükümsüz kalması durumunda, kontrgaranti olarak verilen ipoteğin kaldırılması için olumsuz tespit davası açılabilir.

◘  Borçlu, alacaklı tarafından ödenmesi talep edilen senedin;

  • Ödendiğini ancak senedin kendisine alacaklı tarafından iade edilmediğini,
  • Sahte olduğunu, senette tahrifat bulunduğunu,
  • Anlaşmaya aykırı doldurulduğunu,
  • Teminat senedi olduğunu,
  • Şekil noksanlığı nedeniyle, senedin kambiyo senedi niteliğini taşımadığını,
  • Ayırdetme gücü (temyiz kudreti) yokluğu nedeniyle geçersiz olduğunu,
  • Karşılıksız olduğunu,
  • Hatır senedi olduğunu,
  • Hata sonucu düzenlendiğini,
  • Mücbir sebep sonucu düzenlendiğini,
  • Hile sonucu düzenlendiğini,
  • İkrah (tehdit) sonucu düzenlendiğini,
  • Gabin sonucu düzenlendiğini,
  • Şirket adına senedi düzenlemiş olan kişinin tek başına senet düzenleme yetkisinin bulunmadığını,
  • Satın alınan malın ayıplı çıktığını ileri sürerek, bu mal karşılığında verilmiş olan senedin geçersiz kaldığını,
  • İhtiyati haciz sırasındaki borcu kabul beyanının manevi cebir altında yapıldığını, bu nedenle geçersiz olduğunu,
  • Cezai şart karşılığında düzenlenmiş olduğunu,
  • İrade fesadı nedeniyle geçersiz olduğunu,
  • Kumar ve bahis borcu karşılığı düzenlenmiş olması nedeniyle geçersiz olduğunu,
  • Ahlak ve adaba aykırılık nedeniyle geçersiz olduğunu,
  • Başlık parası olarak verildiğini bildirerek olumsuz tespit davası açılabilir. 

◘  Alacaklının elinde İİK m.68’deki belgelerden hiçbirisi yoksa, borçlunun borçlu olmadığının tespiti için olumsuz tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. Çünkü, borçlunun, alacaklı tarafından yapılacak genel haciz yolu ile takibe, süresinde borca itiraz ederek durdurmasından sonra, alacaklı itirazın kaldırılması için icra mahkemesine gidemez. Eğer alacaklı itirazın iptalini isterse, borçlu bu davada bütün savunma sebeplerini öne sürebilir.

İcra takibinden önce açılan olumsuz tespit davası, daha sonra, borçlu hakkında dava konusu alacağa ilişkin olarak başlayacak olan icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Yani; olumsuz tespit davasının açılmasından sonra, alacaklı aynı alacak için takip talebinde bulunarak cebri icraya başlarsa, borçlunun daha önce açmış olduğu olumsuz tespit davası başlamış olan icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Ancak, olumsuz tespit davasına bakan mahkeme, alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere gösterilecek güvence (teminat) karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Ancak, borçlunun sırf takibi geciktirmek amacı ile bu davayı açtığının anlaşılması halinde, ihtiyati tedbir kararı verilmeyebilir.

Mahkeme tarafından, icra takibinden önce açılan olumsuz tespit davasında dava konusu senetlerin icraya konu edilmesinin önlenmesi hususunda verilen ihtiyati tedbir kararına rağmen rağmen, alacaklı tarafından senetlerin icraya konulması halinde, icra mahkemesince takibin iptaline, haciz yapılması halinde haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği gibi, mahkemece icra takibinden önce icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmişse alacaklı yaptığı icra takibine devam edemez.

Alacaklı, verilen ihtiyati tedbirden dolayı, alacağını geç almış olmaktan zararını bu teminattan karşılayacağından, alacaklının alacağını tahsil etmesine kadar, teminatın borçluya iade edilmemesine gerekir. Bu teminat, dosya borcu için dahi haciz edilemez (teminat mektubu ise paraya çevrilemez).

%15 teminat, mahkemenin ihtiyati tedbir kararı verebilmesi için gereklidir. Yoksa, olumsuz tespit davasının açılabilmesi için, borçtan kurtulma davasından farklı olarak %15 teminat yatırılması zorunlu değildir. Uygulamada mahkemeler genellikle tazminat miktarının %20'’en aşağı olamayacağını gözönünde bulundurarak, borçlunun %15 değil %20 teminat yatırmasını istemektedirler.

2-) İCRA TAKİBİNDEN SONRA AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASI

Borçlu, kendisine karşı, bir icra takibi başladıktan sonra ve henüz borcu ödenmemiş durumda iken, bu davayı açmakta hukuki yararı bulunması koşuluyla borçlu olmadığının tespiti için olumsuz tespit davası davası açabilir. Yüksek mahkemenin deyişiyle; borçlunun olumsuz tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabul edilebilmesi için davacının güncel bir saldırı le tehdit edilmiş olması, tehdidin davacıya zarar verecek nitelikte bulunması ve icraya yetki vermeyen tespit hükmünün tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli durumda olması gerekir.

◘  Alacaklının elinde itirazın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bir belge yoksa, borçlunun hakkında yapılan genel haciz yolu ile takipte gönderilen ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi il takip duracaktır. Alacaklı bu durumda, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeyecek ancak isterse mahkemede itirazın iptali davası açabilecektir. Bu durumda da, borçlu bütün savunma sebeplerini mahkemede ileri sürebileceğinden, borçlunun bu olasılıkta olumsuz tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.

◘  Borçlu genel haciz yolu ile takipte; süresi içinde ödeme emrine itiraz etmediği için takip kesinleşmiş veya borçlunun itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılmış, bunun sonucu olarak borçlu haciz, satış tehdidi altında kalmışsa, borçlunun olumsuz tespit davası açmakta hukuki yararı var sayılır.

◘  Yüksek mahkeme borçlunun itirazı ile yapılmış olan ilamsız icra takibinin durması üzerine, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından olumsuz tespit davası açmakta hukuki yararının bulunacağını, buna karşın; alacaklı tarafından itirazın iptali davası açıldıktan sonra, borçlunun olumsuz tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmayacağını çünkü, borçlunun tüm borçlu olmadığına ilişkin savunmalarını bu davada ileri sürebileceğini, aynı şekilde açılmış olan itirazın iptali davası kabul edilmiş ve verilen karar kesinleşmişse, borçlunun bundan sonra kesin hüküm nedeniyle, borçlu olmadığını ileri sürerek olumsuz tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirtmiştir (19. HD. 9278/6767, 01/06/2010 t.).

◘ Yüksek mahkeme bazı kararlarında, elinde itirazın kaldırılmasına olanak tanıyacak belgeler (İİK m.68) bulunmayan alacaklının yaptığı icra takibinin itiraz ile durmasından sonra, alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmamış olsa dahi, icra takibi konusunda oluşan belirsizliği gidermek isteyecek borçlunun, bu aşamada olumsuz tespit davası açabileceğini, bunda hukuki yararının bulunduğunu ifade etmiştir.

◘  ʺ….Davacının takip dosyasında vaki borca itirazının süresinde kabul edilmesi ile takip, işbu dava açıldıktan sonra durmuş ise de, bizatihi ödeme emri tebliği ve alacak talep edilmesi nedeniyle menfi tespit davası açılmasında hukuki yararının bulunduğunu..ʺ(11. HD 4869/11258, 12/06/2014 t.).

◘  ʺ….İtirazın iptali davası açıldıktan sonra menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar yoksa da, itirazın iptali davası açılmadan önce borçlunun aleyhine girişilen icra takibi nedeniyle İİK m.72’e dayanarak menfi tespit davası açmasında hukuki yararın bulunduğunu, ödeme emrine itiraz süresinin geçip geçmemesi ve dolayısıyla takibin kesinleşip kesinleşmemesinin hukuki yarar bakımından sonucu etkilemeyeceğini…ʺ(19. HD 17311/621, 06/01/2014 t.).

◘ ʺ....İtirazın iptali davası açıldıktan sonra aynı hukuki sebebe dayanarak menfi tespit davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığını…..ʺ(19. HD 14780/19903, 16/12/2013 t.).

◘  ʺ….Yapılan bir icra takibine itiraz üzerine, alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılması durumunda, itirazın iptali davasının açılmasını beklemeden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabul edileceğini…ʺ

Av. Bahar ÇEBİ

Av. Bahar ÇEBİ

Samsun ve ilçelerinde etkili avukatlık hizmeti sunulmaktadır. 1995 Samsun doğumlu avukatımız, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup 2018 yılından bu yana İstanbul ve Samsun’da edindiği tecrübeyle Samsun’da ve ilçelerinde avukatlık ve arabuluculuk faaliyetlerini sürdürmektedir. Başta Aile, Gayrimenkul ve Miras Hukuku olmak üzere tüm alanlarda müvekkillerine çözüm odaklı hizmet vermekte; İngilizce bilgisiyle uluslararası süreçlerde de destek sağlamaktadır.

Hukukta Netlik, Süreçte Güven

Her Davada Strateji, Her Adımda Şeffaflık

Haklarınız İçin Kararlı ve Etkin Savunma

Telefon Numarası
0 538 515 71 65
WhatsApp
0 538 515 71 65
İletişim
Hemen Ara
Yaz

Copyright Her Hakkı Saklıdır