Çalışma Saatleri: 08:00 - 19:00
Satıcı hasarın geçtiği anda sattığı malda mevcut olan ayıplardan ayrıca garanti edilmesine gerek olmaksızın kanun gereği sorumludur.
AYIP: Satıcı, alıcıya karşı varlığını bilmese bile:
Maddi ayıp, satılanın yırtık, kırık, bozuk, lekeli vb. olması halinde söz konusu olur.
Ekonomik ayıp, satılan malın değerini ekonomik olarak azaltan eksikliklerdir. Örneğin, az yakıt tükettiği belirtilen aracın çok yakıt tüketmesi bu türdendir.
Hukuki ayıp ise, kamu hukukunun koyduğu sınırlamalardan doğan eksikliklerdir. Örneğin, hakkında inşaat yasağı olan bir yerin satılmasında durum böyledir.
Taşınmaz satımında taşınır satışındaki hükümler kıyas yoluyla uygulanır. Ancak, TBK m.244’te taşınmazlarda ölçümün gerçek durumu yansıtmamasına ilişkin özel bir ayıp türü düzenlenmiştir. Buna göre; satış senedindeki miktar resmi ölçmeye dayanmıyorsa, aksi sözleşme ile kararlaştırılmadıkça, satıcı eksik kalan kısmı tazmin etmekle yükümlüdür. Satış senedindeki miktar resmi ölçmeye dayanıyorsa ve satılan mal senetteki ölçüden az çıkarsa, satıcı ayrıca vaatte bulunmamışsa, zararı tazminle yükümlü değildir.
Ayıptan sorumluluk için zorunlu şartlar:
Ayıp sayılamayacak haller:
Sorumsuzluk anlaşması: Ayıba karşı tekeffül kanundan doğan ancak taraflarca sözleşme ile kaldırılabilen bir sorumluluktur. Bu nedenle satıcının ayıba karşı tekeffül borcundan sorumlu tutulabilmesi için sorumluluk, sorumsuzluk anlaşmasıyla kaldırılmamış olmalıdır. Ancak satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
Sorumluluğu kendiliğinden kaldıran haller:
Satıcı böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. Satıcının ayıp nedeni ile sorumlu olması için kusurlu olup olmamasının veya bilip bilmemesinin önemi yoktur. Ancak kusursuzluğunu ispat ederek bazı sorumluluklardan kurtulabildiği istisnai haller vardır.
Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir. Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hallerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur. Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür. Satıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin satış sözleşmesinin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya satış sözleşmesi kurulma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz. Teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hallerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır.
5. Ticari satımlarda; satım konusu malın ayıplı olduğu teslim sırasında anlaşılabilecek durumda değilse alıcı teslimden başlayarak 8 gün içinde, ayıp açıkça görülebilir nitelikteyse alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya bildirmek zorundadır.
İSTİSNALAR
Satıcı satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.
Hayvan satışında satıcı, yalnızca 2 halde kural olarak ayıptan sorumlu olur.
Bunun dışındaki hallerde hayvanı satan kural olarak ayıptan sorumlu değildir.
Mesafe satımında ayıptan sorumluluk:
Başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa, satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür. Alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri almaksızın onu satıcıya geri gönderemez. Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer. Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa, alıcı onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkili, hatta satıcının yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür. Alıcı, durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmezse, bundan doğan zarardan sorumlu olur. Burada gerçek anlamda bir borç söz konusudur. Çünkü aksi halde tazminat yaptırımı söz konusu olabilecektir.
Ayıba Karşı Tekeffül Durumunda Alıcının Seçimlik Hakları
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami 30 iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise 60 iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur.
Sözleşmeden Dönmenin Sonuçları:
Ayıba karşı tekeffülde doğrudan zararların tazmini satıcının satımdan doğan bir tür kusursuz sorumluluğu kabul edilir. Dolaylı zararlar ise kusur sorumluluğu kapsamında değerlendirilir. Alıcı ayıplı ifa nedeni ile uğradığı dolaylı zararları (Örneğin, yoksun kalınan kar vb.) da illiyet bağını kurmak şartıyla isteyebilir; ancak satıcı kusursuzluğunu (tüm özeni göstermesine rağmen ayıbın varlığını bilmediğini) ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.
Ayıptan Doğan Sorumlulukta Dava Zamanaşımı:
Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Taşınmaz bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden başlayarak 5 yılın ve satıcının ağır kusuru varsa 20 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Belirtilen zamanaşımı süreleri alıcı lehine uzatılabilir ama kısaltılamaz. Ancak uzatılan süre 10 yılı geçmemelidir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre; kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren 5 yıldır. İkinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu 1 yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise 3 yıldan az olamaz.
Mesafeli sözleşmeler; yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmelerdir. Burada önemli olan sözleşmenin iletişim araçları kullanılarak tüketicilerle karşı karşıya gelmeksizin yapılmasıdır. Tüketici, mesafeli sözleşmenin akdinden önce, bilgilendirme formunun verilmesi suretiyle, açık, anlaşılır ve kullanılan iletişim vasıtasına uygun bir şekilde bilgilendirilir. Tüketici, bu bilgileri edindiğini yazılı olarak teyit etmedikçe sözleşme akdedilemez. Elektronik ortamda yapılan sözleşmelerde teyit işlemi, yine elektronik ortamda yapılır. Mesafeli sözleşmenin, tüketici tarafından kullanılabilir veya sürekli olarak erişilebilir başka bir sürekli veri taşıyıcısıyla tüketiciye verilmesi zorunludur. Satıcı veya sağlayıcı tüketicinin siparişi kendisine ulaştırdığı andan itibaren 30 gün içerisinde edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Satıcı veya sağlayıcının bu süre içinde edimini yerine getirmemesi durumunda tüketici sözleşmeyi feshedebilir. Tüketici, 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Tüketici, cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını kullanmak için 14 günlük süreyle bağlı değildir. Her halükarda bu süre cayma süresinin bittiği tarihten itibaren 1 yıl sonra sona erer. Tüketici, cayma hakkı süresi içinde malın mutad kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir.
Borçlar Kanunu uyarınca satılanın başka yerden gönderilmesine ilişkin hükümler:
Başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi de yoksa, satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür. Alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri almaksızın onu satıcıya geri gönderemez. Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya geçer. Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa, alıcı onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkili, hatta satıcının yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür. Alıcı, durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmezse, bundan doğan zarardan sorumlu olur.
Samsun ve ilçelerinde etkili avukatlık hizmeti sunulmaktadır. 1995 Samsun doğumlu avukatımız, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup 2018 yılından bu yana İstanbul ve Samsun’da edindiği tecrübeyle Samsun’da ve ilçelerinde avukatlık ve arabuluculuk faaliyetlerini sürdürmektedir. Başta Aile, Gayrimenkul ve Miras Hukuku olmak üzere tüm alanlarda müvekkillerine çözüm odaklı hizmet vermekte; İngilizce bilgisiyle uluslararası süreçlerde de destek sağlamaktadır.
Hukukta Netlik, Süreçte Güven
Her Davada Strateji, Her Adımda Şeffaflık
Haklarınız İçin Kararlı ve Etkin Savunma