Çalışma Saatleri: 08:00 - 19:00
Zilyetlik var olan fiili düzenin korunması için düzenlenen bir durumdur. Bu yüzden zilyetliğin haklı olup olmadığına, zilyetliği ihlal eden kişinin kusurlu olup olmadığına veya ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığına bakılmaksızın zilyet korunur. Zilyetliğin korunmasının 3 yolu vardır:
Zilyet her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Buna göre zilyet sadece insan eylemine karşı korunur, hayvanlardan ve doğadan kaynaklanan durumlarda kuvvet kullanma imkanı yoktur.
Gasp, mevcut zilyedin rızası bulunmaksızın zilyetliğinin ele geçirilmesini, saldırı ise, zilyedin fiili hakimiyetinin icrasına engel olunmasını ifade eder. Örneğin, bir malın çalınması gasp, tahrip edilmesi saldırıdır.
Kuvvet kullanılması için kusur ve zarar şartı aranmaz. Bunlar olmasa da mevcut düzen korunmak istendiği için yine de kuvvet kullanılabilir. Kuvvet kullanarak savunma ancak derhal olmak koşuluyla mümkündür. Gasp eden kimse malı ele geçirmişse veya saldırı sona ermişse artık kuvvet kullanma imkanı yoktur. Kuvvet kullanma sadece gasp ve saldırı anında yapılabileceği için, bu imkandan esas itibariyle dolaysız zilyetler yararlanabilirler. Ancak istisnası; saldırının devam ettiği anda dolaylı zilyet orada bulunuyorsa kendisi de bu imkandan yararlanabilir.
Kuvvet kullanılması taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise malı elimden alarak olur. Zilyet durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır.
Zilyetliği gasp edilmiş veya saldırıya uğramış zilyede dava yoluyla zilyetliğini koruma imkanı tanınmıştır. Bu koruma gasp halinde zilyetliğin geri verilmesi ve tazminat davaları, saldırı halinde de saldırının durdurulması, önlenmesi ve tazminat davaları ile olur.
Hak Düşürücü Süreler: Zilyet, gasp ve saldırı fiillerini ve failini öğrenmesinden başlayarak 2 ay içinde veya herhalde gasp veya saldırının vuku bulduğu günden itibaren 1 yıl geçmekle dava hakkını kaybeder. Sürelerin kısa olmasının nedeni, bu davaların fiili durumun korunması için açılmalarıdır.
Sadece gayrimenkullere yönelik tecavüzlerde zilyetliği korumaya yöneliktir. Gayrimenkullere tecavüz edilmesi halinde mahallin mülki idare amirliğine başvuruda bulunulur. Bu gayrimenkul ilde ise vali veya vali yardımcısına, ilçede ise kaymakama başvurulur. Bu başvuruyu malın zilyedi saldırıyı öğrendiği tarihten itibaren 60 gün içinde yapmalıdır, fakat her halde saldırının yapıldığı tarihten itibaren 1 yıl geçtikten sonra başvuruda bulunamaz.
Kamu hukukuna tabi taşınmazlarda süre söz konusu değildir. Verilen kararlar idari yargı yolu açık olmak üzere kesindir. Taşınmaz mal üzerinde üstün sayılabilecek bir hakkı bulunduğunu iddia edenlerin adli yargı yoluna başvurma hakları saklıdır. Tecavüzden doğan her türlü yan sorunun giderim yeri de adli yargıdır.
Samsun ve ilçelerinde etkili avukatlık hizmeti sunulmaktadır. 1995 Samsun doğumlu avukatımız, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup 2018 yılından bu yana İstanbul ve Samsun’da edindiği tecrübeyle Samsun’da ve ilçelerinde avukatlık ve arabuluculuk faaliyetlerini sürdürmektedir. Başta Aile, Gayrimenkul ve Miras Hukuku olmak üzere tüm alanlarda müvekkillerine çözüm odaklı hizmet vermekte; İngilizce bilgisiyle uluslararası süreçlerde de destek sağlamaktadır.
Hukukta Netlik, Süreçte Güven
Her Davada Strateji, Her Adımda Şeffaflık
Haklarınız İçin Kararlı ve Etkin Savunma